İçini titretir insanin kimi yazılar… Bazen oturup saatlerce olmayan kahramanların olmayan dertlerine ağlatır usta yazarlar. Kendinizi kitabin geçtiği coğrafyada, bir oraya bir buraya koştururken buluverirsiniz. Yüreğim seni çok sevdi de bu kitaplar arasında rahatça yer alabilir. Canan Tan, okuru hikâyesine inandırmayı; hem üslubu hem de kitap yazma meselesine ciddi bakışıyla başarıyor. Kitaplarını yazmadan önce titiz bir çalışmayla hikâyenin geçeceği şehri tepeden tırnağa araştırdığı daha ilk sayfalarda kendini gösteriyor. Şehrin tanıtımını öyle güzel sindiriyor ki hikâyenin içerisine, yazıların arasında kaleler, carsılar beliriveriyor gözlerinizin önünde… Kahramanlarının duygularını da bir o kadar güzel yasıyor, yaşatıyor…
Umutlar insanları ayakta tutan, sebep olduğu bir tek gülümsemeyle çehreleri aydınlatmaya vesile olan nimetlerdir. Yalnız çehrelerimi; gönüllerin de ferahlık kapısıdır umutlar.
İnsan, düşler denizinin kıyısında,umut deryasında kulaç atar bilinmez yarınlara. En zor koşullarda,en berbat durumlarda bile içimizde bir umut yeşertiriz; bizi yıkmayan,ayakta tutan bir umut…