<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BİLGİSEYİR &#187; İpek&#8217;in Günlüğü</title>
	<atom:link href="http://www.bilgiseyir.com/category/ipekin-gunlugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bilgiseyir.com</link>
	<description>Bilgi Paylaştıkça ve Destek Verildikçe Çoğalır...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Jan 2012 18:36:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Yüreğim Seni Çok Sevdi – Canan Tan</title>
		<link>http://www.bilgiseyir.com/2009/07/17/yuregim-seni-cok-sevdi-%e2%80%93-canan-tan/</link>
		<comments>http://www.bilgiseyir.com/2009/07/17/yuregim-seni-cok-sevdi-%e2%80%93-canan-tan/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 06:48:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s.ipek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İpek'in Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Kurdu]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Tan]]></category>
		<category><![CDATA[Yüreğim Seni Çok Sevdi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgiseyir.com/?p=676</guid>
		<description><![CDATA[İçini titretir insanin kimi yazılar&#8230; Bazen oturup saatlerce olmayan kahramanların olmayan dertlerine ağlatır usta yazarlar. Kendinizi kitabin geçtiği coğrafyada, bir oraya bir buraya koştururken buluverirsiniz. Yüreğim seni çok sevdi de bu kitaplar arasında rahatça yer alabilir. Canan Tan, okuru hikâyesine inandırmayı; hem üslubu hem de kitap yazma meselesine ciddi bakışıyla başarıyor. Kitaplarını yazmadan önce titiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İçini titretir insanin kimi yazılar&#8230; Bazen oturup saatlerce olmayan kahramanların olmayan dertlerine ağlatır usta yazarlar. Kendinizi kitabin geçtiği coğrafyada, bir oraya bir buraya koştururken buluverirsiniz. Yüreğim seni çok sevdi de bu kitaplar arasında rahatça yer alabilir. Canan Tan, okuru hikâyesine inandırmayı; hem üslubu hem de kitap yazma meselesine ciddi bakışıyla başarıyor. Kitaplarını yazmadan önce titiz bir çalışmayla hikâyenin geçeceği şehri tepeden tırnağa araştırdığı daha ilk sayfalarda kendini gösteriyor. Şehrin tanıtımını öyle güzel sindiriyor ki hikâyenin içerisine, yazıların arasında kaleler, carsılar beliriveriyor gözlerinizin önünde&#8230; Kahramanlarının duygularını da bir o kadar güzel yasıyor, yaşatıyor…<span id="more-676"></span></p>
<p>Bu kitabin tek olumsuz yani okurken gözyaşlarınıza hakim olamamanız. <img src='http://www.bilgiseyir.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ben kitabi okuduktan sonra Murat&#8217;ın Asli ya olan aşkını kendimce kaleme aldım. Kendimi onun yerine koyarak naçizane bir kaç dize yazdım. Kitabin etkileyiciliği açısından yol gösterir düşüncesiyle sizlerle paylaşmak istedim…</p>
<p>Sen başıma gelen en güzel şeydin…</p>
<p>Kimse canimi senin kadar yakmadı,</p>
<p>Kimse gözyaşımı senin kadar akıtmadı</p>
<p>Kimse beni senin kadar ağlatmadı</p>
<p>Ama yinede başıma gelen en güzel şey sensin…</p>
<p>Belki yararın dokunmadı zararın kadar,</p>
<p>Belki beni umursamıyorsun zerre kadar,</p>
<p>Sevmedin beni, benim seni sevdiğim kadar…</p>
<p>Yinede başıma gelen en güzel şeysin</p>
<p>Yüreğim vazgeçmiyor bu sevdadan,</p>
<p>Gözyaşım kurudu ağlamaktan</p>
<p>Seni unutturmasını diliyorum her gün Hak&#8217;tan</p>
<p>Kurtulamıyorsun başıma gelen en güzel şey olmaktan!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgiseyir.com/2009/07/17/yuregim-seni-cok-sevdi-%e2%80%93-canan-tan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇAMLICA&#8217;NIN ÜÇ GÜLÜ : Milli Mücadelede</title>
		<link>http://www.bilgiseyir.com/2009/02/25/camlicanin-uc-gulu-milli-mucadelede/</link>
		<comments>http://www.bilgiseyir.com/2009/02/25/camlicanin-uc-gulu-milli-mucadelede/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 06:25:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s.ipek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İpek'in Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Kurdu]]></category>
		<category><![CDATA[Çamlıca'nın Üç Gülü]]></category>
		<category><![CDATA[Hıfzı Topuz]]></category>
		<category><![CDATA[kitap özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgiseyir.com/?p=560</guid>
		<description><![CDATA[Umutlar insanları ayakta tutan, sebep olduğu bir tek gülümsemeyle çehreleri aydınlatmaya vesile olan nimetlerdir. Yalnız çehrelerimi; gönüllerin de ferahlık kapısıdır umutlar. İnsan, düşler denizinin kıyısında,umut deryasında kulaç atar bilinmez yarınlara. En zor koşullarda,en berbat durumlarda bile içimizde bir umut yeşertiriz; bizi yıkmayan,ayakta tutan bir umut&#8230; Çamlıca&#8217;nın Üçgülü de ülkelerinin içinde bulunduğu savaş, zorluk, işgal engellerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Umutlar insanları ayakta tutan, sebep olduğu bir tek gülümsemeyle çehreleri aydınlatmaya vesile olan nimetlerdir. Yalnız çehrelerimi; gönüllerin de ferahlık kapısıdır umutlar.<br />
İnsan, düşler denizinin kıyısında,umut deryasında kulaç atar bilinmez yarınlara. En zor koşullarda,en berbat durumlarda bile içimizde bir umut yeşertiriz; bizi yıkmayan,ayakta tutan bir umut&#8230;<span id="more-560"></span><br />
Çamlıca&#8217;nın Üçgülü de ülkelerinin içinde bulunduğu savaş, zorluk, işgal engellerini umutsuz aşklarıyla atlatmaya çalışıyor, bir nebze vatana hizmet ediyor. Savaş bitince de aşklarının ardısıra gidip savruluyor. Aşk denen duygunun zaman, mekan gibi kavramlardan uzakta saf bir his olduğu vurgulanıyor.<br />
İşgalci kuvvetlerin askerleri yalnız ülkeyi değil; Çamlıcalı üç kardeşin gönlünüde istila ediyor. Kızların karşılıksız kalmayan aşkları sayesinde askerler, vazifelerini hiçe sayarak, hatta kendi ordularının; Anadolu&#8217;da aynı anda dünyanın en güçlü orduları ve imkansızlıklarla savaşan Türk milletinin derdine deva olacak silahlarını, kızlarla işbirliği içerisinde kaçırma cesaretini göstereceklerdir. Buda aşkın gözü kördür sözünün bir ispatı olarak sunulmuş.<br />
Silah sesleri altında, Manda yanlısı bir babanın ve bombaların gölgesinde yaşanmış birer aşk hikayesi.. Çamlıca&#8217;nın sonbaharında solan üç gülün yaprak dökümüne, tarih kokan aşk hikayeleri eşliğinde tanıklık etmek istiyorsanız tam size göre bir kitap; &#8220;ÇAMLICA&#8217;NIN ÜÇGÜLÜ&#8221;. Umarım bu tarih yolculuğundan kendinizi mahrum bırakmazsınız.</p>
<p>Kitabın Yazarı: Hıfzı Topuz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgiseyir.com/2009/02/25/camlicanin-uc-gulu-milli-mucadelede/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkçe&#8217;deki Yozlaşma</title>
		<link>http://www.bilgiseyir.com/2009/02/23/turkcedeki-yozlasma/</link>
		<comments>http://www.bilgiseyir.com/2009/02/23/turkcedeki-yozlasma/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 21:52:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s.ipek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İpek'in Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[dilimize girmiş yabancı kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe'deki Yozlaşma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgiseyir.com/?p=549</guid>
		<description><![CDATA[Sanırım birkaç ay önceydi. Ders çalıştıktan sonra biraz mola vermek için televizyonu açtım. Bir sabah programına rastladım. Konuk şarkıcı (bu insanlar sanat yapmadıkları için &#8220;sanatçı&#8221; kimliğine sahip olamazlar) ekran başındakilere şöyle sesleniyordu: &#8220;Buradan bütün funlarıma sevgiler. I love you&#8230;&#8221; Aslında bu denli bir saçmalığa günümüz Türkiye&#8217;sinde şaşırmamak gerekir. Türkçe&#8217;nin yabancı diller etkisinde kaldığının farkındayım ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanırım birkaç ay önceydi. Ders çalıştıktan sonra biraz mola vermek için televizyonu açtım. Bir sabah programına rastladım. Konuk şarkıcı (bu insanlar sanat yapmadıkları için &#8220;sanatçı&#8221; kimliğine sahip olamazlar) ekran başındakilere şöyle sesleniyordu: &#8220;Buradan bütün funlarıma sevgiler. I love you&#8230;&#8221; Aslında bu denli bir saçmalığa günümüz Türkiye&#8217;sinde şaşırmamak gerekir. Türkçe&#8217;nin yabancı diller etkisinde kaldığının farkındayım ama bu kadarına söyleyecek söz, yapılacak yorum bulamıyorum! Adam İngilizce&#8217;de hayran anlamına gelen bir kelimeyi Türkçe(!) bir cümlenin içine cuk diye oturtmuş; üstelik bu durum onu hiç de rahatsız etmiyordu. Sözüm ona cool!!! konuşuyordu. İşte o an ciddi anlamda bu ülke hatayı nerede yaptı, batı emperyalizminin bu kalleş oyununa nasıl geldi diye düşünmekten kendimi alamadım. Cevabı çok da eskilerde aramaya gerek yoktu aslında. Şöyle bir hafızanızı yoklayın. <span id="more-549"></span>Eminim siz de &#8220;Burası Türkiye herşey mümküm, bak avrupaya adamlarda kafa var kafa&#8221; yorumlarını milyonlarca kez duymuşunuzdur. Ee dün bize, gençliğe bu şekilde yorumlarla avrupa hayranlığını aşılayan büyüklerimiz, bugün &#8220;Gavurlara mı özeniyosunuz; bu ne kılık, bu ne biçim konuşma&#8221; telkinlerinde bulunuyor. Ancak aldıkları cevapta çoğu kez trajikomik cinsten oluyor. &#8220;Tamam dad, uzatma please.&#8221; Bu gidişata bi dur demenin zamanı gelmedi mi? sorunlarına çözüm aramak yerine batıdaki hazır çözümleri kullanmaya alışkın gençliğimiz daha ne kadar uyuyacak. Geçmişini bilmeyen bir milletin geleceğide olamaz sözüne dayanarak diyorumki; okuyun; kitap, gazete, dergi&#8230; tarihinizi, ananelerinizi, kültürünüzü iyi bilin. Ancak bu şekilde, batı kıyılarından hızla yaklaşan tsunamiye karşı bir set oluşturabilirsiniz. Aksi takdirde daha 1 yıl önce yüz yıllık ayranımıza yoğurtlu içecek bulduk diye sahiplenen Amerika, 1 yıl sonra SAHİPSİZ BİR ÜLKE BULDUK diyerek emellerine ulaşacaktır. Tercih sizin; ya kültürüne sahip çıkan, TÜRKÜM demekten ve gerçek bir TÜRK olmaktan gurur duyan bir kitle ya da başkalarını taklit etmeye çalışıp beceremeyen birer kukla olacağız. Sizce hangisi yüce TÜRK milletine yakışan?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgiseyir.com/2009/02/23/turkcedeki-yozlasma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reşat Nuri Güntekin ile Acımak ve Ona Dair Bir Eleştiri</title>
		<link>http://www.bilgiseyir.com/2009/02/16/resat-nuri-guntekin-ile-acimak-ve-ona-dair-bir-elestiri/</link>
		<comments>http://www.bilgiseyir.com/2009/02/16/resat-nuri-guntekin-ile-acimak-ve-ona-dair-bir-elestiri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2009 09:15:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s.ipek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İpek'in Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Acımak]]></category>
		<category><![CDATA[Acımak kitabına dair eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Acımak kitabının uslübu]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Nuri Güntekin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgiseyir.com/?p=519</guid>
		<description><![CDATA[Çoğumuzun çocukluk yıllarımızda, anlamını bilmediğimiz onca kelimeye rağmen, anladığımız kadarıyla bile zevk alacağımızı bildiğimiz için her fırsatta bir başka dramındaki yol arkadaşlığına soyunduğumuz yazarlardandır Reşat Nuri Güntekin. Anadolu insanının, genellikle de bir köy öğretmenin yaşantısını, kısır olaylarla anlatmasına rağmen okuru her bir kahramanın dünyasında konuk etmeyi başarmış bir kalemdir. Acımak adlı eseride yine benzer olaylar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğumuzun çocukluk yıllarımızda, anlamını bilmediğimiz onca kelimeye rağmen, anladığımız kadarıyla bile zevk alacağımızı bildiğimiz için her fırsatta bir başka dramındaki yol arkadaşlığına soyunduğumuz yazarlardandır Reşat Nuri Güntekin.<br />
Anadolu insanının, genellikle de bir köy öğretmenin yaşantısını, kısır olaylarla anlatmasına rağmen okuru her bir kahramanın dünyasında konuk etmeyi başarmış bir kalemdir.<br />
<strong>Acımak</strong> adlı eseride yine benzer olaylar döngüsünde yazılmış, ancak vicdan muhasebesini oldukça ön plana çıkarırken, okuyucuda hüzün etkisi bırakmak temelleri üzerine oturtulmuştur.<span id="more-519"></span><br />
Kahramanın önyargıları ve olaylara tek yönlü bakışı sonrası yaşadığı pişmanlık sosyal bir mesaj niteliği taşımaktadır.<br />
Olaylar oldukça canlı, yaşamın içerisinden bir kesit olması özelliği ile okuyucuyu kucaklamakla birlikte; kitabın, yazıldığı dönem türkçesiyle aktarılması yeni kuşak açısından bir dezavantaj teşkil etmektedir. Günlük dilde sık kullanılmayan kelimelere sıkça yer verilmesi, anlamada güçlük ve dolayısıyla da romann akıcılığında kopukluklar meydana getirmiştir.<br />
Hareketli; olayların hızla aktığı, hadiselerin adeta birbirini kovaladığı tarzda romanlardan oldukça uzak olmakla birlikte kişilerin genellikle içinde bulunduğu ruh haliyle anlatılması bakımından maupassant tarzında ele alınmış bir eserdir. Tek bir anlık sahnenin sayfalarca anlatıldığı bölümler mevcuttur. Ancak yazar bunu yaparken okuyucuyu sıkmadan, o anı yaşatmayı hedefleyen betimlemeleriyle romanın akıcılığını korumayı başarmış.<br />
Eğer gündelik yaşamın monotonluğu içerisinde yorulmuşsanız ruhunuzun derinliklerindeki dingin denizlerde yatan gözyaşlarınızı birazcık harekete geçirmek için güzel bir fırsat &#8220;<em><strong>Acımak</strong></em>&#8220;.<br />
Bir baba-kızın dramına tanık olurken, eminim sizde kendi hayatınızdan birer sahneye rastlayacaksınız&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgiseyir.com/2009/02/16/resat-nuri-guntekin-ile-acimak-ve-ona-dair-bir-elestiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

