Iste o beklenen buyuk gun, yolculuk vakti geldi catti. Annecimin benim icin yaptigi son yemek nefis bir karniyarikti ama malesef sadece bir lokma yiyebilmistim; Amerikada o son tabagin hep gozumde kalacagini bildigim halde yiyemedim iste. Isten istifami vererek ayrilip eve geldigim gunden beri yani yaklasik bir aydir hic yemek yiyemez olmustum. Kahvaltilarda bir bardak cay aliyor onu icerken, annemler yemedigimi anlayip israr etmesinler diye bir lokma ekmegi elimde oynayarak vakit geciriyordum. Aksam yemeginde de bir kasik corba yada salatayla oyuna devam. Oglen yemeklerinde zaten herkes kendi basina takildigi icin onu atlatmak kolay oluyordu. Beni ugurlamak isteyen dostlarim ve komsularimiz da dahil olmak uzere hersey hazirdi. Iki araba hava alanina gittik, bir araba da direk hava alanina bizden daha once gelmisti zaten. Aksam ucagiyla Istanbul’a gidecek aksam amcamlarda kalacak ve sabahta Istanbuldan Fransa aktarmali olarak Amerika’ya ucacatim. Ucaga bininceye kadar hersey saka gibiydi. Ucak havalanip ailemi ardimda biraktigim o sehir, kucuk bir maket goruntusunu alana kadar hic bisey hissetmedim. Sehir yavas yavas bulutlarin ardina saklanip kaybolurken icimi tarifsiz bir huzun kapladi. O an hicbir sey dusunemiyordum. Gozumden sadece iki damla yas geldi, aglayabilsem belki rahatlacaktim ama aglayamadim. Bir saat sonra Istanbul’a indim. Eve geldigimde amcam babama coktan haber ucurmutu bile. Ben ucaga bindikten sonra canim dostum Selma aramis yetisemedigine cok uzulmus; babamlarda amcamin numarasini vermisler. Selma beni aradi. Oyle bir dostluktu ki gidiyorum diye hungur hungur agliyordu. Bu telefon gorusmesi beni hem gururlandirmis mutlu etmisti, hem de huzunlendirmisti. O gece sabaha karsi bir saat kadar ancak uyuyabildim. Hava alanina geldigimde diger arkadaslarla bir bir tanistik. Hepimizde heycanli bir o kadarda saskindik. Hepimiz birbirimize yabanci ama hepimiz birbirimize emanettik. Aslinda daha once birbirimizi hic gormemistik ama yolculuk hazirligi sirasinda msn de o kadar cok muhabbet etmistik ki; “aa o sensin demek, memnun oldum” tarzinda cumleler havada ucusuyordu. Fransaya kadar ucacagimiz ucak kucuk ucaklardandi ve icinde biz murettebat ve bir kac turistten (biz neysek J ) baska kimse yoktu. Bu arada su kucuk tatli ayrintiyi anlatmadan gecemeyecegim; Disariyi seyredebilmek icin iki hafta cam kenari alacam diye dilinden dusurmeyip yerini cam kenarindan ayarladiginda bize bileti sallayarak cocuklar gibi sevinen bir arkadasimizin ucaga binince yerini ayarlarken ucagin kanat faktorunu hesaba katmayi unuttugunu farkedince ki yuz ifadesi gorulmeye degerdi J Ucakta fazla kimse olmadigi icin ucagin icinde oradan oraya gezinip muhabbet ederken uc saatin nasil gectigini anlamadan Paris’e indik. Daha ilk durakta yuzler yabancilasmaya basladi bile. Terminaller arasindan gecerken aman kaybetmeyelim birilerini diye durmadan birbirimizi saymalar… Artik asil yolculuk basliyor; Amerikaya gidecek buyuk ucaktayiz ve hepimiz dagildik. Kalkip gezmek yok bunda. Neyseki onumuzdeki ekranlar yeterince eglenceli; film, muzik, oyun ne ararsan var. Ucakta dagitilan yemekler malesef cok da ic acici gorunmuyorlardi neyseki acligi sorun eden bir insan degilmisim. Ortalama 9 saatlik duraksiz bir ucustan sonra nihayet Amerika topraklarina inis anonsu yapildi. Inisten sonra filmlerdeki gibi kaptan icin bir alkis koptu. Tam 9 saat boyu civilenmis oldugumuz koltuklardan kalkip kendimizi biran once disari atmak icin toparlanmaya baslarken ucaktaki tum yolcularin ikinci bir emre kadar yerlerine oturmasi anons edildi. Neler oluyordu, bir dakika daha oturacak halim kalmamisti artik. Ucaga iki serif girdi ve hizla benim oturdugum sirada bir kac koltuk arkadaki yolcuya yoneldiler ve adama kelepceyi takip goturduler. Artik serbesttik. Bizi karsilamaya minibus tarzinda uc araba gelmisti. Birine valizler dolduruldu diger ikisine de balik iskifi seklinde bizler dolustuk. Iyi hos da simdi nereye gidecektik. Amerikaya Hosgeldiniz. Ilk durak buyuk bir cafeterya oldu. Bizler yemek yerken bizi karsilayanlar bizim icin en azindan 1 – 2 gece gecirebilecegimiz uygun bir otel ayarlamaya calisiyorlardi. Sehirde agir igrenc bir koku vardi, garip tas binalar, ilginc tabelalar, Polisler, taksiler zenci insanlar, cinliler… Aman Allahim sanki 3 boyutlu bir Amerikan filminin icindeydim. Nerden geldim ben buraya aklimdan zorum mu vardi benim. Ev yok, tanidik yok herkes ve hersey oylesine yabanci ki kendimi savunmasiz yapayalniz kalmis bir sokak kedisi gibi hissettim L o gun hic yemek yemedim. Nihayet uygun bir otel bulunmustu. Otel de odalarda ikiser kisi kalinacakti. Dakika bir gol bir; daha ilk geceden iki arkadasin kapisina sarhos bir zenci dayanmisti bile. Sabah konusurken cok gulduk ama aslinda aglanacak halimizdi. Etrafi kesfe ciktik 23 kisilik bir suru halinde J Oyle igrenc bir hiski. Ingilizcesi biraz iyi olan arkadaslar etraftaki insanlarla konusup cevre hakkinda bilgi edinmeye calisiyorlar ama malesef kimse dilimizi anlamiyor. Aylarca sonra ogrenecektik neden bizi anlamadiklarini. Ingilizceyi ne kadar iyi bilirsen bil bir onemi yok; kilit nokta vurguda sakli J Sevgili Atesemizin Upenn ELP ile is birligi icine girip bizi dusunerek (ama kucuk bir ayrintiyi atlayarak, nasil odeyecegimizi hesaba katmadan) bizim icin ayarlamis oldugu Sheraton Hotel ile konusmaya gittik. Bazilarimizin odalari hazirdi ama hepimizinki degil. ELP Direktoru ile konusup bu hotelde bize ayrilan yerleri iptal ettirmeye gittigimizde ise Amerikanin gercek yuzu ile ilk kez karsilasmis olduk. Hotelde kalmazsak okula baslayamazmisiz, anlasma anlasmaymis. Gerisi onlari ilgilendirmiyor hakli olarak. 2 aylik pesin olarak MEB tarafindan odenen 2200 dolarlik harcligimizin 1800 dolarini 7 hafta kalmak uzere Sheraton’ a bayildik istemesek de aglasak da.
Emel Gencer.
Merhaba Emel Hanım,
Ben de yurt dışında doktora yapan birinin kardeşi olarak kardeşinizin mektubunu okuyunca fazlasıyla duygulandım.
Benim merak ettiğim lisans eğitimini uzatmalı bitirenler bu bursa başvurabilir mi ya da bunun bir dezavantajı olur mu? Birde internette bursun şartlarıyla ilgili daha detaylı bilgi bulabileceğimiz bir adres var mı ya da klavuz?
Şimdiden teşekkürler…
Merhaba Zehra Biyomedikal alaninda bilgim yok malesef.. Ailenden yardim almadan meb bursunla ne kadar gecinecegin senin yasayacagin eyalet ve sehrin pahaliligina ve senin yasam standartlarinin ne olduguna bagli. Mesela ben sana 1500tl ile Turkiyede gecinebilirmiyim yardim almadan dersem ne dersin? Istanbulda mi Ankarada mi Konyada mi Igdirda mi? Yemegini hep disardan mi yersin kendin mi pisirirsin? vs bu sorulara verilecek cevaplara gore senin cevabin da degisir degil mi? Ortalama bir sehirde ortalama yasam standartlarinda cok rahat gecinebilirsin..
merhaba Emel
Ben de Amerika’da biyomedikal mühendisliği alanında doktora yapmak istiyorum. önerebileceğin okul var mı? Bir de aileden hiç para yardımı almadan meb bursuyla ne kadar geçinebilirim meraj ediyorum. teşekkürler
Merve,
ABD de Upenn’in Wharton IU’nun da Kelly School dunya capinda isletme alaninda oldukca basarili iki okul. Kolay gelsin. Basarilar…
emel hanım ben çukurova işletme mezununuyum.GNO m 3.13 dno m 3.90 mayıs ayında alese girip yüksek puan alıp meb bursuna başvurmayı düşünüyorum.yurtdışında eğitim görecek kadar ingilizceye sahibim hatta alesten zaman kalırsa toefl a girmeyi düşünüyoru.netten araştırdım meb in önerdiği üniversitelerin listesini buldum.abd de yada ingilterede master yapmayı düşünüyorum.amerikada sizin öenerceğiniz üniversite varmıdır.
Merhaba Kubra hanim.
gercekten ilk geldiginizde kotu bir koku hissediyorsunuz ama zamanla alisiyorsunuz. O yuzden bana artik kokmuyor
Suan Bloomington, Indiana’dayim. Phily’e gore oldukca kucuk mutevazi bir yer ve cok daha temiz, dogayla icice. Yani sartlar yerine gore degisiyor.
Sanirim bu dizinin bir onceki yazisini da okudun. Soyle soyleyebilirim. Bursa ogrenci secilirken okul rankina bakmiyorlar o nedenle tum okullar esit statude degerlendiriliyor. GPA e bakiliyor bu durumda ITU gibi unv.ler de okuyanlar dezavantajli duruma bile gecebilirler. Ben Mersin mezunuyum.
Emel Hanım, aynı duyguları biz de yaşamış kadar olduk sayenizde..
ne olursa olsun ben de Abd de master isteyenlerdenim. Şimdilik 2. sınıfta olsam da, hedeflerimi baştan belirlemek için google gezinirken en kapsamlı kaynak olarak bu siteyi ve sizin günlük misali yazdıklarınızı buldum İyi ki buldum=) Yalnız o 3 boyutlu film tabiriniz ç0k hoşuma gitti, gerçekten pis mi kokuyo oralar:D neyse benim sorum şu İTÜ, Boğaziçi gibi okullardan mezunlar bu bursu kazanmak için bir adım ilerde sayılabilirler mi? siz nerden mezundunuz?
Ahmet, bu sitedeki bundan bir onceki olan “MEB Bursu mu dediniz? O da ne?” baslikli yaziyi ve altindaki yorumlari okursan daha detayli bilgiler bulabilirsin..
not ortalamanı ve ales puanını öğrenebilir miyim.
Teşekkür ederim şimdiden.
Serife, bu yazinin bir onceki kismini yine bu sitede “MEB BUrsu mu Dediniz? O da Ne?” basligi altinda bulabilirsin. Simdiye kadar orada bursla alakali bir cok soruya cevap verdim. Istersen once ordaki yorumlari oku, eger kafana takilan baska sorular olursa yine yazarsin, ben de elimden geldigince cevaplamaya calisirim.
Iyi calismalar…
ben serife bende meb bursu ile amerikada yuksek lisans yapmak istiyorum bu yil son yilim ben samsunda gida muhendisligi okuyorum ama meb bursuna basvuru tarihini bilmiyorum ayrica bu bursu aldiktan sonra geri odemesi var cunku internette ole seyler yazmislar eger biseyler biliyorsaniz bana mesaj yazabilir misiniz simdiden tesekkurler
Hayir, kendim direk unv web sayfalarindan arastirarak yaptim.
unıv seçimini danışmanlık hizmeti kullanarak mı yaptın?
Tesekkurler Alparslan. Senin yazilarinda cok guzeldi.. Umarim firsatini bulur da bizi yazilarindan mahrum birakmazsin. En kisa zamanda gorusebilmek umidiyle..
Eline saglik Emel, guzel anilarini okumus olduk. Ben de bunun tek kisilik macera versiyonunu yazardim da vakit yok…
Iyi tatiller. Tryede keyfine bak